Journal of 5N1Quality https://5n1quality.com/index.php/pub <p><strong>Journal of 5N1Quality (5N1Q); </strong>bağımsız, tarafsız, “çift kör hakemlik” kurallarına uygun olarak yayın yapan uluslararası hakemli bilimsel bir dergidir.</p> <p>Derginin esas amacı, araştırmacılar tarafından literatüre katkı sağlayacak şekilde oluşturulan özgün ve yüksek kaliteli çalışmaları yayınlamaktır.</p> <p>Öncelikle Sağlıkta kalite ve akreditasyon olmak üzere sağlık alanındaki tüm çalışmalar ile sosyal bilimler alanında sağlıkla ilgili yapılan çalışmalar derginin kapsamı alanındadır.</p> <p>E-ISSN: 2980-1265</p> Ali ARSLANOĞLU tr-TR Journal of 5N1Quality 2980-1265 Dijital Etkileşimden Yeme Davranışına: Genç Yetişkinlerde Sosyal Medya Bağımlılığı ile Yeme Davranışları Arasındaki İlişkinin Kesitsel İncelemesi https://5n1quality.com/index.php/pub/article/view/43 <div> <p class="zet">Bu araştırma, genç yetişkinlerde sosyal medya bağımlılığı ile yeme davranışları arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla kesitsel tasarımda yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini İstanbul’da yaşayan 18–24 yaş arası genç yetişkinler oluşturmuştur. Örneklem, %80 güven düzeyi ve %5 hata payı ile 195 kişi olarak belirlenmiştir. Veriler, Haziran–Eylül 2025 tarihleri arasında çevrimiçi anket yoluyla toplanmıştır. Veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu, Sosyal Medya Bağımlılığı Ölçeği (SMBÖ) ve Sosyal Medyanın Yeme Davranışları Üzerindeki Etkileri Ölçeği (SESMEB) kullanılmıştır. Katılımcıların yaş ortalaması 20,7 ± 1,9 olup, çoğunluğu kadındır (%71,3). Günlük sosyal medya kullanım süresi ortalama 4,1 ± 2,4 saattir. Katılımcıların SMBÖ toplam puan ortalaması 67,3 ± 17,3; SESMEB puan ortalaması ise 40,8 ± 14,6’dır. Korelasyon analizinde SMBÖ’nün duygusal alt boyutu ile SESMEB arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p &lt; 0,05). Kadın katılımcıların sosyal medya bağımlılığı düzeyleri erkeklerden anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (p &lt; 0,05). Sosyal medya kullanımının günlük yaşamı etkilediğini belirten bireylerin hem SMBÖ hem de SESMEB puanları anlamlı düzeyde yüksektir. Bulgular, sosyal medyanın yalnızca bilişsel ve davranışsal değil, aynı zamanda duygusal boyutlarıyla da bireylerin yeme tutumlarını etkileyebileceğini göstermektedir. Bu durum, sosyal medya etkileşimlerinin psikolojik iyi oluş ve beslenme davranışları üzerindeki dolaylı etkilerinin gelecekte ayrıntılı olarak incelenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.</p> </div> Aydan Yılmaz Merve Kolcu Seda Ayyıldız Emir Sekmen Zeynep Özdemir Eda Karataş Melike Karakaş Telif Hakkı (c) 2025 Journal of 5N1Quality https://creativecommons.org/licenses/by/4.0 2026-01-01 2026-01-01 3 3 83 95 10.5281/zenodo.18053989 Depreme Ne Kadar Hazırız? Yetişkin Bireylerde Depreme Hazırlıklı Olma Durumu, Deprem Risk Algısı ve Anksiyete İlişkisi https://5n1quality.com/index.php/pub/article/view/42 <p>Bu araştırmada, yetişkin bireylerde depreme hazırlıklı olma durumu, deprem risk algısı ve anksiyete ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Tanımlayıcı tipte olan bu araştırma Mayıs-Ağustos 2025 tarihleri arasında çevrim içi ankete katılan 286 birey ile yürütülmüştür. Verilerin toplanmasında; anket formu, Depreme Hazırlıklı Olma Davranışı Ölçeği, Deprem Risk Algısı Ölçeği ve Deprem Anksiyetesi Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde; tanımlayıcı istatistikler ve pearson korelasyon analizi kullanılmıştır. Depreme Hazırlıklı Olma Davranışı Ölçeği toplam puan ortalaması 9.75±3.50, Bireylerin Deprem Risk Algısı Ölçeği toplam puan ortalaması 27.60±3.38, Deprem Anksiyetesi Ölçeği toplam puan ortalaması ise 27.60±3.38 olarak bulunmuştur. Depreme Hazırlıklı Olma Davranışı Ölçeği toplam puanı ile Deprem Risk Algısı Ölçeği toplam puanı ve Deprem Anksiyetesi Ölçeği toplam puanı arasında istatistiksel olarak pozitif yönde anlamlı ilişki olduğu görülmüştür (p&lt;0.001). Araştırma sonuçları, depreme hazırlıklı olma davranışı, bireylerin deprem risk algısı ve deprem anksiyetesi düzeyleri ile pozitif yönde anlamlı bir ilişki göstermektedir. Bu durum, risk algısı ve anksiyetenin, bireylerin deprem hazırlık düzeylerini etkileyen önemli faktörler olduğunu ortaya koymaktadır.</p> Merve Kolcu Aydan YILMAZ Seda Ayyıldız Zeynep Düz Yüsranur Dirikolu Feride Güzel Sümeyya Ay Fatma Aslan Haıbıer Rexıdaı İrem Büyükakça Telif Hakkı (c) 2025 Journal of 5N1Quality https://creativecommons.org/licenses/by/4.0 2026-01-01 2026-01-01 3 3 101 109 10.5281/zenodo.18054181 The Bir Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Gebe Okuluna Başvuran Gebelerde Doğum Korkusu Düzeylerinin İncelenmesi https://5n1quality.com/index.php/pub/article/view/39 <p>&nbsp;Araştırmanın amacı, bir Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezine başvuran gebelerde gebe okuluna katılımın doğum korkusu üzerindeki etkisini değerlendirmektir. Prospektif vaka-kontrol türündeki araştırma, Şubat–Haziran 2024 tarihleri arasında yürütülmüştür. Çalışmanın evrenini hastanenin gebe okulu ve kadın doğum polikliniğine başvuran gebeler oluşturmuştur. G*Power analizi ile her grup için 64 olmak üzere toplam 128 gebe örnekleme alınmıştır. Veriler, “Gebe Tanıtım Formu” ve “Wijma Doğum Beklentisi/Deneyimi Ölçeği A versiyonu (W-DEQ A)” kullanılarak toplanmıştır. İstatistiksel analizler SPSS 27.0 programı ile yapılmış, p&lt;0,05 anlamlı kabul edilmiştir. Gebe okuluna katılanların W-DEQ A puan ortalaması 50,79±22,34; katılmayanların ise 54,39±22,00 bulunmuştur. Gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır (p&gt;0,05). Araştırma bulguları, gebe okuluna katılımın doğum korkusu düzeylerinde anlamlı bir farklılık yaratmadığını göstermektedir. Ancak literatürdeki birçok çalışma, doğum öncesi eğitimlerin gebelerin kaygılarını azalttığını ve doğum deneyimini olumlu etkilediğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle, gebe okullarının içerik, süre ve katılım düzeylerinin gözden geçirilerek geliştirilmesi, programların daha geniş örneklemlerle standardize edilmesi ve tüm gebelerin erişiminin sağlanması önerilmektedir..</p> Ayşe Çuvadar İrem Tunç Yeter Çuvadar Baş Telif Hakkı (c) 2025 Journal of 5N1Quality https://creativecommons.org/licenses/by/4.0 2026-01-01 2026-01-01 3 3 105 114 10.5281/zenodo.18054381 The Role of Energy Therapy Applications in Nursing Care https://5n1quality.com/index.php/pub/article/view/45 <p>Tamamlayıcı ve alternatif terapi yöntemleri, hastaların yaşam kalitesini artırmak, semptomları azaltmak ve bütüncül iyilik hâlini desteklemek amacı ile sağlık bakımında sık başvurulan yöntemlerdir. Bu terapiler beş ana grupta incelenmekte olup, zihin-beden temelli uygulamalar, biyolojik temelli yaklaşımlar, manipülatif ve beden temelli yaklaşımlar, alternatif tıp sistemleri ve enerji terapileri olarak sınıflandırılmaktadır. Özellikle enerji terapileri, hemşirelik bakımında hastaların stres, kaygı ve ağrı düzeylerini azaltmada, psikolojik ve fiziksel iyilik hâlini desteklemede etkili olup, hasta merkezli ve bütüncül bakımın tamamlayıcı bir parçası olarak kullanılmaktadır. Enerji terapileri, reiki, şifa dokunuşu ve terapötik dokunma gibi uygulamalarla vücudun enerji alanlarını dengeleyerek hem fiziksel hem psikolojik iyilik hâlini desteklemekte ve hemşirelik bakımında oldukça fazla kullanılmaktadır. Bu terapiler, hastaların stres, kaygı ve ağrı düzeylerini azaltmada, rahatlama sağlamada ve yaşam kalitesini artırmada etkili olup, hemşirelikte bütüncül ve hasta merkezli bakımın tamamlayıcı bir parçası olarak önemli bir rol oynamaktadır. Enerji terapileri, hemşirelerin hasta bakımında sadece fiziksel semptomlara değil, aynı zamanda psikolojik ve duygusal iyilik hâline odaklanmasını sağlayarak, bakım sürecini daha bireyselleştirilmiş ve kapsamlı hale getirmektedir. Enerji terapileri hemşirelik bakımında bütüncül ve hasta merkezli yaklaşımı destekleyen tamamlayıcı bir rol oynamaktadır. Hemşireler, bu yöntemleri kullanarak hastaların fiziksel, psikolojik ve duygusal iyilik hâllerini iyileştirebilir ve bakım sürecini daha bireyselleştirilmiş bir şekilde sunmaları yönünden oldukça önemlidir.</p> Sena Melike Taşcı Ayfer ÖZBAŞ Telif Hakkı (c) 2025 Journal of 5N1Quality https://creativecommons.org/licenses/by/4.0 2026-01-01 2026-01-01 3 3 115 119 10.5281/zenodo.18054486